Siyaset

Prens Sabahaddin Enstitüsü Vizyon Yazısı

Prens Sabahaddin Enstitüsü Vizyon Yazısı

Damat Ferit Paşa1 dk okuma5 okunma

Anadolu siyasetinin gitgide merkezileştiği ve bireysel hakların sadece araç olarak değer gördüğü bir denklemde, alternatif bir yolu simgelemek amacıyla Prens Sabahaddin Enstitüsü’nü kurma kararı aldık.

Anadolu siyasetinin Abdülhamidvari merkezi politikalar ile yönetilmesi de, karikatürvari bir neo-Kemalist rejime dönülmesi de Türkiye’nin özünde yatan şahsi hürriyetler sıkıntısını çözemeyecektir.

Burada Prens Sabahaddin Enstitüsü, siyasetin ana akımından yorulmuş insanlara ideolojik bir alan açmak maksadıyla içerisinde klasik liberallerden sağ Hegelcilere, Post-Marksistlerden komünitaryanlara kadar çeşitli bir yelpaze tarafından kurulmuştur.

Buradan sert bir şekilde hürriyet davası adına Türk siyasetinin iki ana fosiline de muhalefet ettiğimizi duyururuz. Bu muhalefeti Türkiye’nin olamamış geçmişine, yani Prens Sabahaddin hazretlerinin tahayyül ettiği adem-i merkeziyetçi demokrasi anlayışına dayanarak yapmaktayız.

Platformumuz:

  • Türkiye’de kültürel haklara saygı duyan, muhafazakar ya da seküler tahakkümünü engelleyen bir eyalet sistemini ve bunun beraberinde gelen yetkisi ve sorumlulukları sınırlı bir Ankara federal hükümetini,

  • Yeniden dağıtım politikasından uzak duran Nozickçi bir minimal devleti,

  • Avrupa Birliği ile uyumlu, liberal değerlerin dünya genelinde hakim olduğu bir dünya düzenini kendine vizyon edinmektedir.

Bu görüşler yazı kurulumuzun resmi tutumu olmakla beraber yukarıda belirtildiği üzere geniş ideoloji yelpazesi enstitümüzün köşe taşlarından birini oluşturmaktadır. Bu tutuma uygun olarak enstitümüz, belirli bir akademik ağırlığı karşıladığı sürece, tüm yazarların katkılarına görüşleri, inançları veya milletleri fark etmeksizin açıktır.

Bizim karşı çıktığımız fikir ayrılıkları değil, insanların hayatlarına doğrudan müdahil olma iddiasını Platoncu idealizm üzerinden meşrulaştıranlardır. Bu noktada bizim düşmanlığımız insanların biricik hayatlarına müdahil olma iddiasını kutsal bir mücadele olarak sunmaya çalışanlarladır.

Türkiye’nin durumunda özel teşebbüse ve hayata müdahale ana akım partilerin her birinden çağrılmakta olmasa da bizim ideolojik olarak karşıtlığımız böyle yüzeysel söylemlerle değil, insanın insana haksız müdahalesini meşrulaştıran felsefi akımlarladır. Bu noktada doğu despotizmini karşımıza almakta, onun Türkiye varyasyonlarını, gerek Marksizm, gerek Kürtçülük, gerek Türkçülük, gerek Şeriatçılık olmak üzere reddetmekteyiz.

Enstitümüzün amacı platformunun da ötesinde liberal demokrasilere yakışan yurttaşın ortaya çıkması için gerekli ideolojik zemini yaratmaktır.

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

Yorum yazın

Yorumlar yayınlanmadan önce incelenir. Saygılı bir dil kullanın.